Işığın Geometrisi
Newton 1666 yazında Cambridge üniversitesi vebadan kapanmıştı. 24 yaşındaki Isaac Newton evine, Lincolnshire'a döndü ve gelmiş geçmiş en üretken iki yılını yaşadı. Hareket yasaları, calculus, optik — hepsi bu dönemde şekillendi.
Bir gün Trinity College'dan getirdiği üçgen bir cam prizmayı pencereye tuttu. Beyaz ışın prizmadan geçti ve duvarda yedi renkli bir bant belirdi: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit, mor. O tarihe kadar yüzyıllar boyu insanlar beyaz ışığın saf olduğuna inanırdı; renkleri de prizmanın bir şekilde "yarattığı" söylenirdi.
Newton, ikinci bir prizma kullanarak ayrışan renkleri tekrar birleştirip beyaz ışığa dönüştürdü. Sonuç netti: beyaz ışık, tüm renklerin karışımıdır. Renkleri yaratan prizma değil, ışığın kendisidir.
Bu kitap (Opticks, 1704), Principia'dan sonra Newton'un en büyük eseri sayılır.
Snell Yasası — herşeyin temeli
Işık bir ortamdan diğerine geçerken hızı değişir; bu yüzden de yön değiştirir. Snell yasası bu yön değişimini özetler:
- n (kırılma indisi): bir ortamda ışığın boşluğa oranla ne kadar yavaşladığını gösterir
- n_havanın ≈ 1.00
- n_camın ≈ 1.50
- n_suyun ≈ 1.33
- n_elmasın ≈ 2.42 (bu yüzden elmaslar bu kadar parlak)
Işık yoğun ortama geçerken (havadan cama) normale yaklaşır; seyrek ortama geçerken (camdan havaya) normalden uzaklaşır.
1. Mercek — gözünüzün ilkesi
Bir mercek aslında iki kırılma yüzeyinin birleşimidir. Işık girerken kırılır, çıkarken bir kez daha kırılır. Net etki: paralel ışınlar bir noktada odaklanır.
İnce mercek denklemi:
- dₒ: Cisim uzaklığı (mercekten)
- dᵢ: Görüntü uzaklığı
- f: Odak uzaklığı (merceğin "gücü")
Üç durum:
- dₒ > 2f → küçük, ters, gerçek görüntü (kamera, göz)
- f < dₒ < 2f → büyük, ters, gerçek görüntü (projektör)
- dₒ < f → büyük, düz, sanal görüntü (büyüteç)
Gözünüzde ne olur? Korneal mercek + lens, görüntüyü retinaya odaklar. Lens kası lensin kalınlığını değiştirerek farklı uzaklıkları odaklayabilir — buna akomodasyon denir. Yaş ilerledikçe lens esnekliğini kaybeder → presbiyopi (yakını görememe) ortaya çıkar.
Diyoptri (D): bir merceğin gücü 1/f olarak ölçülür (f metre cinsinden). +3 D bir okuma gözlüğü = odak uzaklığı 33 cm.
2. Prizma — dispersiyon mucizesi
Beyaz ışık prizmaya girdiğinde her renk biraz farklı kırılır. Sebep: kırılma indisi n, dalgaboyuna bağlıdır.
Cauchy formülü bu bağımlılığı modeller:
Tipik kron camı için:
- Kırmızı (700 nm) → n ≈ 1.510
- Mor (400 nm) → n ≈ 1.531
Sadece %1.4'lük bir indis farkı, prizmadan çıkışta gözle görülür bir açı farkı yaratır. Beyaz ışık girer, gökkuşağı çıkar.
Newton'un mektubu (Royal Society'ye, 1672): "Prizma deneyini denedim ve renklerin ışığın değişimi değil, ışığın doğal niteliği olduğunu gördüm." Bu mektup modern bilimsel makalelerin atası sayılır.
3. Gökkuşağı — neden tam 42°?
Gökyüzünde gökkuşağı gördüğünüzde, güneş arkanızdadır ve yağmur bulutu önünüzdedir. Gökkuşağı tam olarak anti-güneş noktasından (kafanızın gölgesinden) 42° açıyla çevrenizde bir yay çizer. Neden tam bu açı?
Cevap, bir tek su damlasında saklı. Güneş ışını damlaya girer:
- Giriş yüzeyinde kırılır (Snell yasası: n_su = 1.33)
- Damlanın arka iç yüzeyinden yansır (toplam iç yansıma)
- Tekrar kırılarak çıkar
Toplam sapma açısı D, ışının damlaya hangi noktada (çarpma parametresi b) girdiğine bağlıdır:
Burada i = damla yüzeyindeki gelme açısı, r = içerideki kırılma açısı. Eğer dD/di = 0 olan i'yi bulursanız (matematiksel minimum), oraya caustic denir — ışının bu açıda "yoğunlaştığı" yer. Bu nokta için:
Su için (n = 1.33), i ≈ 59.4°. Bu yerde D ≈ 138° ya da anti-güneşten 42°.
Renkler için n biraz farklı:
- Kırmızı (n=1.331): açı = 42.4°
- Mavi (n=1.343): açı = 40.6°
- Mor (n=1.344): açı = 40.2°
İşte gökkuşağındaki renk sırası bu! Kırmızı en üstte (en büyük açı), mor en altta (en küçük açı). Yan yana her renk için ayrı bir konide ışık gelir; siz dünyada hangi konide duruyorsanız o rengi görürsünüz.
Bonus: Bazen üstte ikincil gökkuşağı da görünür (51° civarında, renkler ters sırada). Sebep: damla içinde iki kez yansıyan ışınlar.
Bir adım sonrası
Geometrik optik ışığı düz çizgi olarak ele alır. Ama ışık aslında bir dalgadır:
- Girişim: iki ışık dalgası üst üste binince kuvvetlenir veya birbirini iptal eder (sabun köpüğündeki renkler)
- Kırınım: kenarlarda eğrilir
- Polarizasyon: ışık dalgalarının titreşim yönü güneş gözlüklerinin temeli
Maxwell denklemleri (1865) ışığın aslında bir elektromanyetik dalga olduğunu kanıtladı. Sonra Einstein 1905'te fotonları (parçacık doğası) önerdi. Modern optik bu üç görüşü birleştirir.